New Page 4
logo.GIF (6383 bytes)logoenglish.gif (4676 bytes)
+ Ana Sayfa
+İletişim
buton11.gif (500 bytes) buton21.gif (453 bytes) buton31.gif (582 bytes) buton41.gif (845 bytes) buton51.gif (452 bytes) buton61.gif (577 bytes)
New Page 4
buton1.gif (520 bytes)
buton2.gif (464 bytes)
buton3.gif (497 bytes)
buton4.gif (578 bytes)
animation.gif (46071 bytes) yan.gif (5166 bytes)

ACİL ÇAĞRILAR İÇİN TEK NUMARA MI OLMALI?

telefon.gif (23178 bytes)

Yıllardır çeşitli platformlarda bu konu tartışılır ve ilk bakışta birazda Amerikan dizilerinin etkisiyle (911) tek numaranın doğru çözüm olduğu düşüncesi hakim gelir. Fakat konunun detaylarına girildiğinde çözüm o kadar da basit değildir.

Acil Ambulans Hekimleri Derneği olarak, bu konunun veya sorunun birinci derecede muhatapları olan ülkemizdeki 112 çalışanları adına yılların birikimi ve ileriye yönelik bir projeksiyon ile fikrimizi açıklamak istiyoruz.

Ambulans Servislerinin tarihsel gelişimine baktığımızda ülkeler arasında, o ülkedeki yerel koşullara paralel bazı farklılıkların ortaya çıktığı görülür. Bunlar için en belirgin örnekler, Amerika, İngiltere, Almanya ve Fransa’dır. Nerdeyse bütün dünyanın bildiği 911 Acil Çağrı numarası, Amerika ve Kanada gibi ülkelerde her türlü acil çağrı ( sağlık, güvenlik, yangın, patlama, saldırı vb.) için kullanılan ve güvenlik teşkilatının daha ön planda olduğu bir sistemdir. Bu organizasyonda o bölge veya şehirde görev yapan polis, itfaiye ve ambulans ekiplerinin tek bir kişiye bağlı olmasının getirdiği bir kolaylık vardır. Sorumluluk ve finansmanın tek bir yerde toplanması bu ekiplerin idaresi ve desteklenmesinin önünü açmaktadır.

Avrupa ülkelerine baktığımızda, organizasyonun tarihsel bazı nedenlerden ötürü belirgin farklılıklar taşıdığını görürüz. İkinci Dünya Savaşından sonra başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde askeri ve güvenlik teşkilatlarının yok olması, bunun yanında savaş sırasında ve sonrasında itfaiye teşkilatlarının çok önem kazanması nedeniyle ambulans hizmetleri güçlü itfaiye teşkilatlarının içinde yürütülmeye başlanmıştır. Hala birçok bölge ve eyalette birazda asıl kaynağın belediyede olması nedeniyle ambulanslar itfaiye merkezlerinden yönetilmektedir. Buradaki yönetilmenin ülkemizdeki yönetimden büyük farklılıklar olduğunda belirtmemiz gerekiyor. Avrupa’da itfaiye merkezlerine gelen acil çağrılar genel de fazla sorgulanmadan kayıt altına alınmakta ve standart prosedürlere göre itfaiye görevlisi tarafından olaya göre, itfaiye aracı, kurtarma aracı, ambulans, doktor aracı veya helikoptere çıkış verilmektedir. Bu merkezlerin ülkemizdeki gibi inisiyatif kullanma, medikal olayları değerlendirme ve hastane bağlantılı bir organizasyona girmeleri gibi yetkileri veya yetenekleri yoktur. İngiltere’de biraz daha farklı olarak bir özel sektör kuruluşu gibi organize olmuş ambulans servisleri vardır ve bu servisler itfaiyeden ayrı bir merkezden yönetilmektedir ve personelin eğitimleri, finans kaynakları kendilerine aittir. Fransa’da ise şehirden şehire, bölgeden bölgeye farklılıklar göze çarpar ve diğer ülkelerden farklı olarak hekimlerin işin içine biraz daha fazla girdiği gözlenilmektedir.

Acil bir durumda telefonla yardım istemeye kalktığınızda içinde bulunduğunuz ülkeye göre farklı numaralar, farklı organizasyonlarla karşılaşırız. Amerika’da 911, Almanya’da 112 İngiltere’de 999, Fransa’da 15, Japonya’da 119, İsrail’de 101, bunlara birkaç örnek. Ayrıca birçok Avrupa ülkesinde bunların yanında polis, yerel ambulans organizasyonlarının ayrı numaraları da mevcuttur. Son yıllarda Almanya’da 112 İtfaiye merkezinin dışında bazı eyaletlerde 7 rakamlı ambulans numaraları başlamıştır ve aradığınızda sadece ambulans organizasyonu yapan bir merkezle karşılaşmaktasınız.

Gelelim ülkemizdeki duruma, bilindiği gibi ülkemizde 112 Ambulans, 155 Polis, 110’da İtfaiye Merkezlerinin numarasıdır. (Almanya’da 110 Polis Merkezi için kullanılmaktadır.) Niye 112 Ambulans için seçilmiştir. Açıkçası bu kararı veren kişi ve kuruluşu biz hala öğrenemedik. Muhtemelen telekomun alt yapısının yenilendiği 80’li yılların sonunda Avrupa’da 112’nin acil çağrılar için ortak numara olarak tavsiye edilmesinin etkisiyle, bu numaraya en uygun kuruluş olarak Ambulans Hizmetlerinin seçilmesi söz konusudur. Bilindiği gibi daha önceki yıllarda polis 055, itfaiye 010, ambulans serviside 077’yi kullanmaktaydı. 077 Hızır Acil Servis olarak Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyelerinin ambulans, teknik altyapı, şoför ve maddi destek vermesi, Sağlık Bakanlığının sadece hekim görevlendirilmesi ile 1986-1993 yıllar arasında daha çok hasta taşımacılığına benzer bir sistem olarak ülkemizde kullanılmış ve şimdiki 112 Acil Sağlık Hizmetlerinin temelleri bu yıllarda atılmıştır. 1985 yılında da bazı ana arterler ve turistik bölgelerde bir merkeze bağlı olmadan araç telefonu ile ulaşılabilen gezici ambulans ekipleri Sağlık Bakanlığı tarafından bir süre denenmiş, daha çok trafik kazaları için kullanılmıştır.

Şu anda geldiğimiz noktada, şöyle bir tablo ile karşı karşıyayız. Bir süre 154 Trafik, 155 Polis olarak hizmet veren emniyet teşkilatı, 155 numarası altında merkez yapısını teknolojik olarak daha da geliştirmiştir. Daha çok sayıda aracı yöneten hatta bazı şehirde araç takip sistemini, araç bilgisayarlarını kullanmaya başlayan, merkezdeki çağrı karşılayıcı polislerini sabitleyip, eğiten bir yapıya doğru hızla ilerlemektedir. İtfaiye teşkilatları ise özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi Büyükşehirlerde belediyelerin bu hizmete daha fazla kaynak ayırması ile sadece yangına su sıkan değil, her türlü yangına (kimyasal,biyolojik) uygun ekipman ve araçlarla müdahale eden, araç kazaları ve göçüklere çağdaş teknolojik araçlarla ve eğitimli personelle hızla müdahale eden bir yapıya kavuşmuştur. Diğer şehirler ve küçük belediyelere doğru da bu yeni anlayış yayılmaktadır.

Asıl konumuz olan ambulans servisleri özellikle 1994 yılından sonra Sağlık Bakanlığı’nın bu hizmeti sahiplenmesi, kaynak ve kendi yapılanmasında yer ayırması ile 112 Acil Sağlık Hizmetleri olarak kısa sürede tüm ülkeye aynı standartlarda yaygınlaşmış ve hızla teknolojik ve bilgi düzeyini artırmıştır. 90’lı yılların başında Avrupa ve Amerika’daki gelişmiş sistemlerin yanında son derece primitif, eğitimsiz ve teknolojik açıdan geri kalmış 112 Ambulans hizmetleri, bugün birçok Avrupa ülkesinin önünde ülke koşullarına en uygun kendi çözümünü yaratmış, dünyaya model olabilecek bir yapıya gelmiştir. Bunda en büyük etken ambulanslar ve acil servislerde görev yapan hekimlerin bu hizmete sahip çıkması, diğer sağlık personeli ile birlikte bir aile gibi ekip anlayışının geliştirilmesi, ülkemizdeki başta trafik kazaları olmak üzere acil hastalıkların sıklığı ve Sağlık Bakanlığı üst yönetiminin tabandan gelen önerilere ve her türlü gelişimine açıklığıdır. Geldiğimiz noktada 112 ambulans servisinde görev yapan yöneticisinden, çağrı karşılayıcısına, eğitimcisinden, ambulansta her koşulda acil sağlık hizmetini vermeye çalışan hekim, sağlık personeli ve sürücüsüne kadar tüm personelin büyük özverisi, olaya sahiplenmesi ayrıca incelenmesi gereken bir olgudur.

Bugüne kadar yönetmeliklerden personel standartlarına, ambulans malzemelerinden araç tiplerine, telsiz kodlarından kullanılan formlara, kıyafet standartlarından eğitim dökümanlarına kadar yazılı ve yazılı olmayan tüm kuralları yaratan bu ekip Komuta Kontrol Merkezinin nasıl bir yapıda çalışması gerektiğine, telefonun hangi numaraya bağlı olacağına ve hangi merkezden çalışacağına da karar verebilecek bir vizyon ve misyona sahiptir.

Sonuç olarak kendi organizasyon yapısını tanımlamış, finans kaynaklarını yaratmış, Avrupa standartlarında sertifikalı eğitim programını başlatmış, her türlü teknolojik ve bilimsel gelişmeye açık bir yapının, polis ve itfaiye benzeri diğer kuruluşlarla koordinasyonu ve olayın şekline göre birlikte müdahale yöntemleri, bu teşkilatlarla birlikte yapılacak bir düzenlemeye bağlıdır. Bu konuda da son günlerde sevindirici gelişmeler vardır. Ülkemizdeki haberleşme alt yapısının ve bilgisayar teknolojisinin gelişmesine paralel olarak bu teşkilatlar arasında işbirliği yolları artmakta ve bu konuda da ülkemize uygun bir model geliştirilmektedir. 1-4 Mayıs 2005 tarihinde derneğimizin Sağlık Bakanlığı ve merkezi Almanya’da bulunan köklü kuruluş Johonniter Unfall Hilfe ve Johannier Akademi ile birlikte İstanbul’da gerçekleştireceği kongre de bu konu bilimsel olarak masaya yatırılacak ve çözüm yolları tartışılacaktır.

Acil Sağlık Hizmetlerine gönül veren, bilgi üreten herkesi ülkemizde ilk kez gerçekleştirilecek böylesi bir kongreye bekliyoruz.

Saygılarımla

 

Dr.M.Turhan SOFUOĞLU

AAHD Başkanı

 

Editörün Notu: Konu ile ilgili görüş ve önerilerinizi info@aahd.org.tr adresine gönderebilirsiniz.

 

Copyright ©   2004 Acil Ambulans Hekimleri Derneği